يَا وَهَّابُ، يَا رَزَّاقُ، اجْعَلْ رِزْقَنَا وَبَرَكَاتِنَا مَصْدَرًا لِزِيَادَةِ خُشُوعِنَا وَشُكْرِنَا. وَاجْعَلْ قُلُوبَنَا تَفِيضُ بِالشُّكْرِ لِنِعَمِكَ الظَّاهِرَةِ وَالْبَاطِنَةِ. اللَّهُمَّ لَا تَجْعَلْنَا مِنَ الْغَافِلِينَ عَنْ عَظَمَتِكَ فِي كُلِّ مَا أَعْطَيْتَ. بَلْ زِدْنَا خُشُوعًا وَتَقْوَى كُلَّمَا زَادَ رِزْقُنَا وَبَرَكَتُنَا.
Yâ Vehhâbu, yâ Rezzâqu, ic'al rizqanâ ve berekâtinâ masdaran li ziyâdeti huşû'inâ ve şukrinâ. Ve'c'al qulûbenâ tefîdu bi'ş-şukri li ni'amike'z-zâhirati ve'l-bâtineh. Allâhumme lâ tec'alnâ mine'l-ğâfilîne an azametike fî kulli mâ a'tayte. Bel zidnâ huşû'an ve taqwâ kullemâ zâde rizqanâ ve bereketunâ.
Ey Vehhab, ey Rezzak! Rızkımızı ve bereketlerimizi huşumuzun ve şükrümüzün artmasına vesile kıl. Kalplerimizi zahirî ve batınî nimetlerine şükürle doldur. Allah'ım, bize verdiğin her şeyde Senin azametinden gafil olanlardan eyleme. Bilakis, rızkımız ve bereketimiz arttıkça huşumuzu ve takvamızı artır. Bolluk içinde dahi kalbimiz Sana karşı derin bir saygı ve ürperti duysun, şükrümüz daim olsun ve gaflete düşmeyelim.