اللَّهُمَّ اجْعَلْ فِي قَلْبِي نُورًا، وَفِي بَصَرِي نُورًا، وَفِي سَمْعِي نُورًا، وَاجْعَلْ لِي نُورًا مِنْ بَيْنِ يَدَيَّ وَمِنْ خَلْفِي. هَبْ لِي خَشْيَتَكَ فِي السِّرِّ وَالْعَلَنِ، وَاجْعَلْ قَلْبِي خَاشِعًا لِعَظَمَتِكَ.
Allâhumme'c'al fî kalbî nûran, ve fî basarî nûran, ve fî sem'î nûran, vec'al lî nûran min beyni yedeyye ve min halfî. Heb lî haşyeteke fi's-sirri ve'l-aleni, vec'al kalbî hâşian li-azametike.
Allah'ım! Kalbimde nur, gözümde nur, kulağımda nur kıl ve önümden ve arkamdan bana nur ver. Gizlide ve açıkta senden haşyet duymayı bana bahşet ve kalbimi azametin karşısında huşu içinde kıl. Bu dua, kalbin ve tüm azaların ilahi nurla aydınlanmasını, gizlide ve açıkta Allah'a karşı derin bir saygı ve korku (haşyet) duyulmasını niyaz eder. Huşunun, kalbi dünya meşgalelerinden arındırıp Allah'a yönelten bir anahtar olduğu vurgulanır.