يَا وَاحِدُ، يَا صَمَدُ، احْفَظْ قَلْبِي مِنَ التَّعَلُّقِ بِزِينَةِ الدُّنْيَا وَشَهَوَاتِهَا. اجْعَلْ إِخْلَاصِي حِصْنًا مَنِيعًا يَحْمِينِي مِنْ كُلِّ مَا يُبْعِدُنِي عَنْكَ. لَا تَجْعَلْ لِلدُّنْيَا فِي قَلْبِي مَكَانًا إِلَّا مَا كَانَ سَبِيلًا لِطَاعَتِكَ وَرِضَاكَ.
Ya Vâhid, ya Samed, ihfaz kalbî minet-ta'alluki bizînetid-dünyâ ve şehevâtihâ. Ec'al ihlâsî hisnen menî'an yahmînî min kulli mâ yub'idunî anke. Lâ tec'al lid-dünyâ fî kalbî mekânen illâ mâ kâne sebîlen litâ'atike ve rıdâke.
Ey Tek olan, Ey Samed olan, kalbimi dünya süslerine ve şehvetlerine bağlanmaktan koru. İhlasımı, beni Senden uzaklaştıracak her şeyden koruyan sağlam bir kale kıl. Dünyaya kalbimde, ancak Sana itaat ve rızana giden bir yol olduğu kadar yer ver. Böylece fani olanın peşinden koşmaktan kurtulup, kalbimin sadece Senin ebedi varlığına bağlanmasını sağla ve gerçek huzuru Sende bulmayı nasip et.