يَا مَنْ بِيَدِهِ مَقَالِيدُ الْأُمُورِ، اجْعَلْ ذِكْرِي لَكَ سَبَبًا لِتَوَكُّلِي الْكَامِلِ عَلَيْكَ. كُلَّمَا ذَكَرْتُكَ، زَادَ اطْمِئْنَانِي وَثِقَتِي بِتَدْبِيرِكَ. سَلِّمْ قَلْبِي لِقَضَائِكَ وَقَدَرِكَ، وَاجْعَلْنِي رَاضِيًا بِمَا قَسَمْتَ لِي فِي كُلِّ حَالٍ.
Yā man bi-yadihi maqālīdu al-umūr, ij’al dhikrī laka sababan li-tawakkulī al-kāmili ‘alayka. Kullamā dhakartuka, zāda iṭmi’nānī wa thiqatī bi-tadbīrika. Sallim qalbī li-qaḍā’ika wa qadarika, waj’alnī rāḍiyan bi-mā qasamta lī fī kulli ḥālin.
Ey işlerin anahtarları elinde olan! Seni zikrimi, Sana olan tam tevekkülümün sebebi kıl. Seni her andığımda, tedbirine olan itminanım ve güvenim artsın. Kalbimi kazana ve kaderine teslim et, ve beni her durumda bana taksim ettiğinle razı kıl. Bu dua, sürekli zikrin, kulun kalbinde mutlak bir tevekkül ve teslimiyet hissini nasıl derinleştirdiğini vurgular.