يَا حَكِيمُ، عَلِّمْنِي الصَّبْرَ عَلَى تَأَخُّرِ الْإِجَابَةِ، مُوقِنًا بِحِكْمَتِكَ الْبَالِغَةِ. اجْعَلْ كُلَّ لَحْظَةِ انْتِظَارٍ زِيَادَةً فِي يَقِينِي بِأَنَّ خَيْرَكَ آتٍ لَا مَحَالَةَ. ثَبِّتْ قَلْبِي عَلَى الْإِيمَانِ الْقَوِيمِ، حَتَّى لَا أَمَلَّ مِنْ دَعَائِكَ، وَلَا أَفْتُرَ عَنْ رَجَائِكَ.
Yâ Hakîmu, allimnî's-sabra alâ teahhuri'l-icâbeti, mûqinen bi hikmetike'l-bâliğati. Ec'al kulle lahzati'ntizârin ziyâdeten fî yakînî bi enne hayrake âtin lâ mehâlete. Sebbit kalbî ale'l-îmâni'l-kavîmi, hattâ lâ emelle min duâike, velâ efture an recâike.
Ey Hakîm olan Rabbim, icabetin gecikmesine sabretmeyi, yüce hikmetine tam bir yakînle inanarak bana öğret. Her bir bekleme anını, hayrının kaçınılmaz bir şekilde geleceğine dair yakînimi artıran bir vesile kıl. Kalbimi dosdoğru iman üzere sabit kıl ki, Sana duadan bıkmayayım ve ümidimi kesmeyeyim. Her gecikmede Senin takdirinin gizli olduğunu bilerek, sabırla beklemeyi ve tevekkülle huzur bulmayı niyaz ederim.