اللَّهُمَّ إِنِّي أَتَوَكَّلُ عَلَيْكَ فِي رِحْلَتِي إِلَى الْقَبْرِ وَمَا بَعْدَهُ. احْمِنِي مِنْ فِتَنِهِ وَوَسِّعْ عَلَيَّ مَضْجَعِي. وَاحْشُرْنِي مَعَ عِبَادِكَ الصَّالِحِينَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ. يَا مَنْ بِيَدِهِ كُلُّ شَيْءٍ، اجْعَلْ ثِقَتِي بِكَ لَا بِأَعْمَالِي، فَأَنْتَ الْكَرِيمُ الْغَفُورُ.
Allâhumme innî etevkkelu aleyke fî rihletî ilel-kabri ve mâ ba'deh. İhminî min fitenihî ve vessi' aleyye medca'î. Vehşurnî mea ibâdikes-sâlihîne yevmel-qıyâmeh. Yâ men bi-yedihî küllü şey'in, ic'al siqetî bike lâ bi-a'mâlî, fe-ente'l-Kerîmül-Ğafûr.
Allah'ım, kabre ve ondan sonrasına olan yolculuğumda Sana tevekkül ediyorum. Beni kabrin fitnelerinden koru ve yatağımı genişlet. Kıyamet günü beni salih kullarınla birlikte haşret. Ey her şeyin elinde olduğu Zat, güvenimi amellerime değil, Sana bağla, şüphesiz Sen Kerim ve Gafûr'sun. Bu dua, ölümden sonraki tüm evrelerde yalnızca Allah'ın merhametine ve kudretine güvenmeyi, tam bir tevekkül haliyle O'na sığınmayı ifade eder.