يَا إِلَهِي، قَدْ خَفْتُ مِنْ ضَعْفِ نَفْسِي وَشُرُورِ هَوَاهَا، وَمِنْ سَتْرِكَ لِذُنُوبِي. وَلَكِنْ، رَجَائِي فِيكَ عَمِيقٌ، أَنْ تُفْنِيَنِي عَنِّي وَتُبْقِيَنِي بِكَ، فَلَا أَرَى إِلَّا وَجْهَكَ الْكَرِيمَ. اجْعَلْ فَنَائِي مَدْخَلًا لِبَقَائِي فِي حَضْرَتِكَ، وَطَهِّرْ سِرِّي مِنْ كُلِّ شَائِبَةٍ تُبْعِدُنِي عَنْكَ.
Yâ İlâhî, kad hıftu min da'fı nefsî ve şurûri hevâhâ, ve min setrike li-zunûbî. Ve lâkin, recâî fîke amîkun, en tüfniyenî annî ve tübkiyenî bike, felâ erâ illâ vecheke'l-kerîme. İc'al fenâî medhalen li-bekâî fî hadratike, ve tahhir sırrî min külli şâibetin tüb'idunî anke.
Ey İlahım, nefsimin zayıflığından, hevasının şerlerinden ve günahlarımı örtmenden korktum. Lakin, sana olan ümidim derin; beni benden fani kılmanı ve seninle baki kılmanı, böylece senin kerim vechini görmekten başka bir şey görmemeyi diliyorum. Fenâmı, senin huzurunda bekâmın bir girişi yap, ve beni senden uzaklaştıran her türlü kir ve şaibeden sırrımı temizle. Bu denge, acziyetimi idrak edip ilahi kudrete sığınma yolunu açar.