يَا سَامِعَ الدُّعَاءِ، يَا قَاضِيَ الْحَاجَاتِ، فِي هَذَا الصَّبَاحِ أَشْتَاقُ إِلَى قُرْبِكَ وَوِصَالِكَ. اجْعَلْنِي خَادِمًا لِعِبَادِكَ الْمُسْتَضْعَفِينَ، نَافِعًا لِخَلْقِكَ أَجْمَعِينَ. زِدْنِي هِمَّةً فِي طَاعَتِكَ وَسَبِيلِكَ، وَاجْعَلْ كُلَّ عَمَلِي مُفْضِيًا إِلَى رِضَاكَ وَوَجْهِكَ الْكَرِيمِ يَا مُجِيبُ.
Yâ Sâmi'a'd-Du'âi, yâ Kâdiye'l-Hâcât, fî hâzâ's-sabâhi eşteku ilâ kurbike ve visâlike. İc'alnî hâdimen li-ibâdike'l-mustad'afîn, nâfi'an li-halkıke ecme'în. Zidnî himmeten fî tâ'atike ve sebîlike, ve'c'al külle amelî müfdıyen ilâ rıdâke ve vechike'l-kerîmi yâ Mücîb.
Ey Duaları İşiten, Ey İhtiyaçları Gideren! Bu sabah senin yakınlığına ve vuslatına özlem duyarım. Beni zayıf kullarına hizmet eden, tüm yaratılmışlarına faydalı olan bir kul eyle. Sana itaatte ve yolunda gayretimi artır ve her amelimi senin rızana ve Kerim Zatına ulaştıran bir vesile kıl ey Dualara İcabet Eden! Seninle buluşma arzusuyla dolu, tüm varlığıma hizmet aşkını katayım ve hayra vesile olayım.