سَيِّدِي، أَسْأَلُكَ قُرْبَكَ الْأَدْنَى وَوَصْلَكَ الْأَعْلَى. اكْشِفْ لِي حُجُبَ الْغَيْبِ لِأُشَاهِدَ جَمَالَكَ الْبَهِيَّ، وَأَغْرِقْنِي فِي أَنْوَارِ وَجْهِكَ الْكَرِيمِ. اجْعَلْنِي مِنْ أَهْلِ الْقُرْبِ وَالْوَصْلِ، الْمُتَمَتِّعِينَ بِلَذَّةِ النَّظَرِ إِلَى حُسْنِكَ الْجَمِيلِ.
Seyyidî, es'eluke kurbeke'l-ednâ ve vasleke'l-a'lâ. Ikşif lî hucubel-gaybi li'uşâhide cemâleke'l-behîyye, ve ağrık'nî fî envâri vechikel-kerîm. Ic'alnî min ehli'l-kurbi ve'l-vasl, el-mutemetti'îne biledzzetin-nazari ilâ husnikel-cemîl.
Efendim, senden en yakın yakınlığı ve en yüce vuslatı diliyorum. Gayb perdelerini bana aç ki parlak cemalini müşahede edeyim ve beni keremli zatının nurlarına boğ. Beni yakınlık ve vuslat ehli, güzel hüsnüne bakmanın lezzetiyle mutmain olanlardan kıl. Bu dua, kulun Allah'a en yakın olma, O'nunla birleşme (vuslat) ve O'nun sonsuz güzelliğini (cemâl) idrak etme arzusunu ifade eder. Bu, tasavvuf yolculuğunun nihai hedeflerinden biridir.