Dervişlik dedikleri hırka ile taç değil, gönül ile göz imiş.
— Yunus Emre, Divan / İlahiler
Yunus, dervişliğin dışsal semboller veya giysilerle değil, içsel bir hal ve manevi bir duruşla ilgili olduğunu açıklar. Gerçek dervişlik, nefsini terbiye etmek, gönlünü temizlemek, dünyaya karşı kanaatkar olmak ve Allah’a tam bir teslimiyetle yönelmektir. Bu, kalbin saf olması, gözün hakikati görmesi ve tüm varlığın Allah’tan geldiğini idrak etmesidir. Zahiri gösterişlerden uzak, samimi bir kalp ile yaşanan manevi yolculuk, kişinin içsel zenginliğini keşfetmesidir.