Nefsini tanımayan, Rabbini tanıyamaz. Kendi karanlıklarını aydınlatamayan, ilahi nuru idrak edemez.
— Necmeddin Kübra, Fevâihu’l-Cemâl
Bu söz, tasavvufun temel kaidesi olan nefs tezkiyesine işaret eder. İnsan, kendi içsel kusurlarını, egoist arzularını ve benlik perdelerini aralamadıkça, Hakikat’in tecellilerini ve ilahi hakikati kavrayamaz. Nefsin arınması, kalbin cilalanması anlamına gelir ki bu sayede batıni göz açılır ve ilahi sırların idrakine kapı aralanır. Kendi iç dünyasına yabancı kalan, kainattaki ilahi düzeni de anlayamaz. Bu, bireyin manevi yükselişinin ilk adımıdır.