Ölmeden evvel ölünüz ki, gerçek hayatı idrak edesiniz. Zira nefsani arzuların ölümü, ruhun dirilişidir.
— Aziz Mahmud Hüdayi, Divan / Tezkireler
Bu derin hikmet, tasavvufun temel prensiplerinden biri olan ‘nefs-i emmare’den kurtulma ve ‘nefs-i mutmainne’ye ulaşma sürecini anlatır. Fiziksel ölümden ziyade, egonun, bencil isteklerin ve dünya hırslarının manevi olarak öldürülmesi kastedilir. Nefsanî bağlardan kurtulan insan, ilahî aşkla ve hakikat şuuruyla yeniden doğar. Bu ‘ölüm’, kişiye fani dünyanın ötesindeki gerçek ve ebedi hayatı anlama, Allah ile hakiki bir bağ kurma imkanı sunar ve kemale erdirir.