Makam ve mevki hırsı, ruhun prangasıdır. Gerçek zenginlik, fakirlik elbisesine bürünüp benlikten soyunmaktır.
— Faridüddin Attar, Mantıku’t-Tayr
Attar, tasavvuf yolunda tevazu ve fakrın (manevi yoksulluk) önemini vurgular. Dünyevi makam, mevki ve zenginlik arzusu, ruhu bağlayan ve hakikatten uzaklaştıran engellerdir. Gerçek derviş, nefsini terbiye ederek ve dünyevi arzulardan vazgeçerek manevi bir yoksulluk haline bürünür. Bu, benlikten tamamen soyunmak, egoyu terk etmek ve kendini ilahi iradeye teslim etmektir. İşte bu manevi fakirlik, gerçek zenginliğin kapısını aralar.