İlâhî, yâ Nûra'l-kulûbi ve yâ Sırra'l-vucûd, emseynâ alâ hubbike ve şevkike. Kad gâbet şemsu'd-dunyâ ve lem yağib nûru muhabbetike fî kulûbinâ. İc'al leylenâ hâzâ mir'âten licemâlike, ve selvânen li-ervâhinâ'l-müştâkati. İr'zuknâ kurbeke ve likâeke fî kulli nefes, hattâ neşheduke bi-muhabbetin sâdikatin.
İlâhî! Ey kalplerin nuru ve varlığın sırrı! Akşama Senin sevgin ve özleminle erdik. Dünya güneşi battı ama kalplerimizdeki muhabbetinin nuru hiç sönmedi. Bu gecemizi Senin güzelliğine ayna kıl, iştiyakla yanan ruhlarımıza huzur ver. Her nefeste Sana yakınlığı ve kavuşmayı nasip et ki, Seni halis bir muhabbetle müşahede edelim. Gönlümüzdeki bu aşk ateşini artır, bizi Senden bir an bile ayırma. Gecenin sükûnetinde Sana olan vuslat hasretimizi dindir, rızana ulaşanlardan eyle.