Fakr, her şeyden müstağni olmak (ihtiyaç duymamak) ve Hakk’a muhtaç olmaktır.
— Cüneyd-i Bağdadi, Resâil
Cüneyd’in fakr tanımı, maddi yoksulluktan ziyade, kalbi bir haldir. Bu, kulun dünya malına, makamına, şanına ve hatta kendi nefsine dahi hiçbir şekilde muhtaç olmaması, bunlara ilgi duymamasıdır. Gerçek fakr, kulun tüm benliğiyle ve her anıyla sadece Allah’a muhtaç olduğunu idrak etmesi, O’ndan başka hiçbir şeye sığınmamasıdır. Bu hal, kalbi tüm bağlardan azat eder ve yalnızca Hakk’a yöneltir, böylece gerçek zenginliğe ulaşılır.