Her şey, Hakk’ın varlığıyla kaimdir ve O’ndan ayrı bir varlık sahibi değildir. Yokluk ise nispi bir kavram olup, mutlak varlığın karşısında ancak bir gölge olabilir.
— İbn Arabi, Fütûhât-ı Mekkiyye
Bu söz, Vahdet-i Vücud’un bir başka yönünü vurgular. Her ne kadar varlıklar ayrı ve bağımsız gibi görünse de, aslında kendi başlarına bir varoluşları yoktur; varlıkları Hakk’ın onlara tecelli etmesiyle mümkündür. Yokluk, Mutlak Varlık olan Allah’ın karşısında gerçek bir varoluşa sahip değildir; sadece varlığın farklı veçhelerini ve sınırlılıklarını ifade eder. Her şey, ilahi nefesin bir tezahürüdür ve O’nunla ayakta durur.