Din kiminle ayakta duracak, biz olmazsak?
İbnü’l-Cevzî’nin ‘Menâkıbu Ömer İbni’l-Hattâb’ adlı eserinde zikredilir ki: Bir zamanlar, Ahnef b. Kays, Iraklıların heyetiyle birlikte Hazreti Ömer’in huzuruna gelmişti. Baktı ki, o sırada Hazreti Ömer, sadaka develerinden birini tedavi etmekle meşguldü. Ömer ona dedi ki: ‘Ey Ahnef, şu deveye yardım et bana; zira bu, sadaka malıdır ve içinde yetimin, dulun ve miskinin hakkı vardır!’
Orada bulunan bir adam şöyle dedi: ‘Ey Müminlerin Emîri, sadaka kölelerinden birine emretseniz de bu işi o görse olmaz mıydı?’ Hazreti Ömer ona şu cevabı verdi: ‘Benden ve Ahnef’ten daha iyi yardım edebilecek hangi köle var ki?!’
Ey dostum! Şunu iyi bil ki: Kişinin değeri, yüklendiği sorumlulukla ölçülür, terk ettikleriyle değil! Değeri, söyledikleri ve seyrettikleriyle değil, bilakis yaptıklarıyla sabittir. İşleri başkalarının omuzlarına atmak kolaydır, evet. Fakat insan, kendi kıymetini ancak yüklendiği mesuliyetlerle bulur!
İlk nesiller, zirvelere ancak şu şiarla ulaşmışlardır: ‘Din kiminle ayakta duracak, biz olmazsak?’