Annem, daima şu kıymetli öğüdü verir ve derdi ki: ‘Bu duaları dilinden düşürme ki, Allah’ın izniyle nice hayırlara nâil olasın.’ Bu mübarek öğüt, hayatın her anında Rabb’e yönelmenin ve O’ndan yardım dilemenin kapılarını aralar.
Cenâb-ı Hakk’a yönelişin en yüce ifadelerinden biri olan **’Yâ Ze’l-Celâli ve’l-İkrâm, ekrimnî!’** (Ey Celâl ve İkrâm Sahibi! Bana ikrâm eyle!) zikrini, hiçbir sayıyla sınırlamadan, daima ve kesintisiz tekrarlamaya özen göster. Bu mübarek zikir, Rabb’in sonsuz cömertliğini ve yüceliğini dile getirir, O’ndan ihsan ve lütuflar talep etmenin en güzel yoludur.
Yine, Kur’an-ı Kerim’in mübarek ayetlerinden olan **’Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr.’** (Rabbim! Doğrusu ben, bana indireceğin her hayra muhtacım.) duâsını da sayısız defa tekrar et. Bu ayet-i kerime, kulun Rabbine olan tam bağımlılığını, O’nun lütuf ve ihsanına duyduğu derin ihtiyacı en veciz şekilde ifade eder. Bu dua ile Rabbinden gelecek her türlü hayrı talep eder, O’nun rahmetine sığınırsın.
Ve yine, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in İsra Sûresi’nde geçen şu azîm ayet-i kerimeyi dilinden düşürme: **’Ve kul Rabbi edhilnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrece sıdkın vec’al lî min ledünke sultânen nasîrâ.’** (De ki: ‘Rabbim! Beni sıdk ile girdir ve sıdk ile çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.’)
Bu mübarek ayet-i kerimeyi, evinden ayrılırken veya evine dönerken, iş yerine adım atarken, çarşı ve pazarlarda dolaşırken, yahut her ne zaman bir yere girmeyi veya bir yerden çıkmayı düşündüğünde, yahut gitmeyi arzu ettiğin herhangi bir mekâna yöneldiğinde daima hatırla ve tekrar et.
Bu ilahi kelamı dilinden düşürmediğin takdirde, Cenâb-ı Hakk’ın izniyle nice hayret verici lütuflara, akıl almaz kolaylıklara ve muazzam muvaffakiyetlere şahit olacaksın. Allah Teâlâ’dan gelecek olan teysîr (kolaylaştırma) ve tevfik (başarıya ulaştırma) ile hayatının her anında O’nun desteğini ve bereketini hissedeceksin.