Görevleri Başarmak İçin Doğru Yolun Seçilmesi

### Görevleri Başarmak İçin Doğru Yolun Seçilmesi

Bir kimsenin katettiği mesafenin hızı değil, asıl mühim olan, yürüdüğü yolun dosdoğru ve hakikat üzere olmasıdır. Zira menzile vasıl olmak için atılan adımların sürati değil, o adımların hangi istikamette atıldığıdır esas olan.

Nitekim, zamanın büyük âlimlerinden Süfyan-ı Sevrî Hazretleri’ne bir zat gelerek şöyle demiştir: “Yâ Ebâ Abdillâh, insanlar (ileriye) yol aldı, biz ise zayıf binekler üzerinde (geride) kaldık.” Bu sözle, kendisinin ve yoldaşlarının imkânlarının kısıtlılığını, diğerlerinin ise daha hızlı ve güçlü vasıtalarla ilerlediğini dile getirmiştir.

Bunun üzerine Süfyan-ı Sevrî Hazretleri, hikmet dolu bir tebessümle şöyle mukabele etmiştir: “Ne kadar da güzel olurdu o zayıf binekler, yeter ki doğru yol üzere olsunlar!” Bu veciz cevapla, asıl kıymetin vasıtaların gücünde yahut hızında değil, yürünen yolun doğruluğunda ve Hakk’a uygunluğunda olduğunu vurgulamıştır.