Gizli günahlar; kişi ile Rabbi arasındaki muhabbet bağını zayıflatan, hatta büsbütün yıkan ve imanı zayi eden amellerdir. Resûlullah Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlardır: “Ümmetimden öyle kimseler bilirim ki, Kıyamet Günü’nde Tihâme dağları misali bembeyaz hasenatlarla gelirler de, Allah Teâlâ onları savrulmuş toz zerrecikleri kılar!”
Dağlar misali hasenatlar! Ne büyük bir kayıp! Resûlullah Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) sorulan suale dikkat kesilelim: Hz. Sevbân (radıyallâhu anh) buyurdu ki: “Yâ Resûlallah, onları bize vasfet, açıkla ki, bilmeden onlardan olmayalım!”
Bunun üzerine Efendimiz şöyle buyurdular: “Onlar sizin kardeşlerinizdir! Sizin özünüzden, sizin soyunuzdan gelirler! Geceden sizin aldığınız gibi onlar da nasip alırlar (yani gece namazı kılarlar), lakin onlar öyle kimselerdir ki, tenhada Allah’ın haram kıldığı şeylerle baş başa kaldıklarında, o yasakları çiğnerler.”
İşte bu yoldan şiddetle sakınasın! Zira bu yol, imanının en yüksek zirvelerinde dahi olsan, sırtını büker, belini kırar. Tek bir gizli günah, seni yerle bir etmeye yeter, eyvah! Şayet nefsine hâkim olamıyorsan, asla ümitsizliğe kapılma; bilakis, hemen şimdi, vakit kaybetmeksizin tevbeni tazele, kendini bu hakikatle meşgul et.