Seni salihlerin yolundan ayrılmış görüyorum! Kendini hor mu gördün, yoksa ataleti mi hoş karşıladın? Seni günah karşısında gevşek davranırken, onu açıkça dile getirirken ve nefsini ihanete teslim ederken görüyorum! Bu ne hâldir? Yoksa iyiliğin ve iyilerin makamını mı terk ettin? Görüyorum ki kalbinin basireti kör olmuş, dünya sana ağır gelmiş!
Yoksa sunduğun o azıcık amelle ebediyet cennetlerini mi garantiledin sandın? Hayır, Allah’a yemin olsun ki yanıldın ve hüsrana uğradın! Zira nice salih amel işleyen kul vardır ki, ömrünün sonunda büyük bir günahla yahut dinden çıkmış olarak can verir. Ve nice müşrik de vardır ki, dünyada fesat içinde yaşamışken, Allah ona hidayet nasip eder de tevhid ve takva üzere ruhunu teslim eder.
Kalk ve ayağa kalk! Gayret et, mücadele et ve diren! Bil ki yol çetin ve engebelidir; öyleyse azık edin ki, belki de atılan taşlara karşı durur ve muvaffak olursun.
Kalk! Zira dünya, ancak idrak edenler için ihtiyaçlarını giderecek azıkların toplandığı bir pazardır. Şunu iyi bil ki, Allah’ın metası pek kıymetlidir!
Kalk öyleyse! Zira gerçek rahatlık ancak cennettedir.