Şüphesiz ki Yüce Allah (celle celâlühû), kullarına rahmet ve mağfiret kapılarını açan nice müjdeler lütfetmiştir. Bu müjdelerden biri de, günahların affı ve kalplerin arınması için bizlere bahşedilen, istiğfarların efendisi kabul edilen ‘Seyyidü’l-İstiğfar’dır.
Peki, bu mübarek ve faziletli dua, yani Seyyidü’l-İstiğfar tam olarak nedir ve bizlere hangi derin hakikatleri fısıldar?
Resûlullah Efendimiz Hazretleri (sallallahu aleyhi ve sellem) bu hususta şöyle buyurmuşlardır:
Seyyidü’l-İstiğfar şudur ki, kul (derin bir huşu içinde) şöyle niyaz eder:
**“Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur.
Beni Sen yarattın ve ben Senin kulunum.
Gücüm yettiğince Sana verdiğim ahde ve va’de sadık kalmaya çalışıyorum.
İşlediğim her türlü kötülüğün şerrinden Sana sığınırım.
Üzerimdeki sayısız nimetlerini itiraf ve ikrar ederim.
Günahımı da (acziyetimle) itiraf ve ikrar ederim.
Beni bağışla, zira günahları Senden başka bağışlayacak hiç kimse yoktur.”**
Kim bu mübarek duayı sabahleyin, kalpten gelen kesin bir iman ve tam bir yakin ile okur da, o gün akşama ermeden vefat ederse, o Cennet ehlindendir. Kim de bu duayı akşamleyin, aynı kesin iman ve yakin ile okur da, o gece sabaha ermeden vefat ederse, o da Cennet ehlindendir.