Ey insanlar! Amellerinizi ölçülü ve ihtiyatla icra edin, Rabbinizden haşyet duyun. Uzun emellere kapılıp eceli unutmayın. Dünya’ya bel bağlamayın; zira o, aldatıcı ve hilekâr bir tuzaktır.
Kendi gururuyla sizi peşinden sürükler, vaatleriyle sizi helake götürür ve nihayetinde örtüsüyle sizi toprağa serer. O, süslenmiş bir gelin misalidir; gözler ona dikilmiş, kalpler ona tutulmuş, nefisler ona vurgundur. Oysa nice aşıklar onun uğruna can vermiş, nice ona güvenenler de hüsrana uğramıştır.
Öyleyse ona hakikat nazarıyla bakın. Zira o, kalıntıları çok olan, boşlukları kanla dolan bir diyardır. Yenisi eskir, mülkü fani olur, izzetlisi zelil olur, çoğu aza döner. Sevgisi ölümle son bulur, hayrı ise elden kaçmakla nihayetlenir.
Öyleyse —Allah size rahmet eylesin— gafletinizden silkinin ve uykunuzdan uyanın. Şundan önce ki size ‘Vay haline!’ veya ‘Yanlış bir yolda dinleniyorsun!’ denilsin. Peki, bu derdin dermanına bir delil var mıdır? Ve…