Zikir, kalpten gelen Allah’ı anma halidir. Dil ile ifade edildiğinde lafzî zikir, kalpte yaşandığında kalbî zikir adını alır. İslam tasavvuf geleneği, zikirle kalbin “pas”ının temizlendiğini, ruhun aydınlandığını öğretmektedir.
“Kalpler Allah’ın zikri ile huzura kavuşur.”
Kur’ân-ı Kerîm, Ra’d Suresi, 28. Ayet
Zikrin Çeşitleri
1. Kalbî Zikir
İslam büyükleri, gerçek zikrin kalpte gerçekleştiğini söyler. Dil hareket etmese bile, kalbin Allah’a yönelmesi, O’nun azametini ve varlığını hissetmesi başlı başına bir zikir halidir. İmam Gazali’ye göre bu mertebe, şuurlu bir hal olan “murâkabe” ile başlar.
2. Lafzî Zikir — Dil ile Zikir
Sübhânallah (Sübhânallah), Elhamdülillah ve Allahu Ekber’in her gün 33’er kez tekrar edilmesi Hz. Peygamber’in tavsiyesidir. Bu üç tesbihin toplamı, sabah ve akşam söylenen en temel zikir programını oluşturur.
3. İsmî Zikir — Esmaü’l-Hüsnâ
Allah’ın güzel isimlerini (Esmaü’l-Hüsnâ) tekrar etmek, tasavvuf geleneğinde “ism-i zât” ve “ism-i sıfat” zikri olarak iki ana kola ayrılır. Her ismin özgün bir tesiri ve kalpte açtığı farklı bir kapı olduğu öğretilir.
Zikrin Adabı
- Abdestli olmak (vacibi yoksa da sünneti).
- Kıbleye yönelmek.
- Kalbi dünya düşüncelerinden boşaltmak.
- Ağlayarak veya ağlarmış gibi oturmak.
- Sesi ne çok yüksek ne de fısıltı kadar alçak tutmak.
- Her zikrin manasını kalpte hissederek söylemek.
“Zikir, Hakk’a yakınlığın yolu; gaflet ise uzaklaşmanın kapısıdır.”
İmam Gazali, İhyâu Ulûmi’d-Dîn
Hangi Zikir Ne Kadar Okunmalı?
Tasavvuf büyükleri, zikir miktarını şöyle belirlemiştir: Mübtedi (yeni başlayan) için günde en az 100 kez “Lâ ilâhe illallah”; mutavassıt (orta seviye) için 300-500 kez; müntehî (ileri seviye) için ise sürekli ve kesintisiz bir zikir hali.