أَدْعُوكَ يَا رَبِّ أَنْ تَرْزُقَنِي مَا أُحِبُّ تَمَامًا كَمَا تَمَنَّيْتُهُ وَأَنْ تَأْتِيَنِي الْمَسَرَّاتُ مِنْ حَيْثُ لَا أَحْتَسِبُ،
أَدْعُوكَ أَنْ تُجِيبَ كُلَّ دَعْوَتِي إِلَى دَرَجَةٍ تُعْجِبُنِي وَأَنْ تَفْتَحَ لِي أَبْوَابَ الْخَيْرَاتِ جَمِيعَهَا،
وَأَنْ تُطَمْئِنَنِي كَثِيرًا حَتَّى لَا أَخْشَى أَيَّ شَيْءٍ،
أَدْعُوكَ أَنْ تُفَاجِئَنِي بِمَا أَهْوَى كَمَا تَرْضَاهُ لِي وَأَنْ تَمْلَأَ فُؤَادِي بِالْفَرَحِ الَّذِي لَا يُعَكِّرُ صَفْوَهُ أَيُّ شَيْءٍ
أَدْعُوكَ أَنْ تُجِيبَ كُلَّ دَعْوَتِي إِلَى دَرَجَةٍ تُعْجِبُنِي وَأَنْ تَفْتَحَ لِي أَبْوَابَ الْخَيْرَاتِ جَمِيعَهَا،
وَأَنْ تُطَمْئِنَنِي كَثِيرًا حَتَّى لَا أَخْشَى أَيَّ شَيْءٍ،
أَدْعُوكَ أَنْ تُفَاجِئَنِي بِمَا أَهْوَى كَمَا تَرْضَاهُ لِي وَأَنْ تَمْلَأَ فُؤَادِي بِالْفَرَحِ الَّذِي لَا يُعَكِّرُ صَفْوَهُ أَيُّ شَيْءٍ
Ed’ûke yâ Rabbî en terzukanî mâ uhıbbü temâmen kemâ temenneytühû ve en te’tiyenî el-meserrâtü min hayşü lâ ahtesibü, ed’ûke en tücîbe külle da’vetî ilâ deracetin tu’cibunî ve en tefteha lî ebvâbe’l-hayrâti cemî’ahâ, ve en tutam’inenî kesîran hattâ lâ ahşâ eyye şey’in, ed’ûke en tüfâcie’nî bimâ ehvâ kemâ terdâhu lî ve en temle’e fü’âdî bi’l-ferahı ellezî lâ yu’akkiru safvehû eyyü şey’in.
Ey Rabbim, sana niyaz ederim ki, sevdiğim şeyleri tam da arzu ettiğim ve dilediğim gibi bana nasip eyleyesin; ve meserretler (sevinçler) bana hiç ummadığım, hesap etmediğim cihetlerden lütfeylesin.
Sana niyaz ederim ki, her duamı beni ziyadesiyle hoşnut edecek bir mertebeye değin kabul buyurasın ve bana bütün hayır kapılarını ardına kadar açasın.
Ve beni öyle derin bir sükûnetle mutmain kılasın ki, hiçbir şeyden endişe etmeyeyim, hiçbir korku duymayayım.
Sana niyaz ederim ki, gönlümün arzu ettiği şeylerle beni lütfunla hayran bırakasın, benim için razı olduğun ve hoşnut kaldığın veçhile; ve füadımı (gönlümü) öyle bir ferahlıkla doldurasın ki, hiçbir şeyin safiyetini bozamadığı, bulanıklaştıramadığı bir sevinç olsun bu.
Sana niyaz ederim ki, her duamı beni ziyadesiyle hoşnut edecek bir mertebeye değin kabul buyurasın ve bana bütün hayır kapılarını ardına kadar açasın.
Ve beni öyle derin bir sükûnetle mutmain kılasın ki, hiçbir şeyden endişe etmeyeyim, hiçbir korku duymayayım.
Sana niyaz ederim ki, gönlümün arzu ettiği şeylerle beni lütfunla hayran bırakasın, benim için razı olduğun ve hoşnut kaldığın veçhile; ve füadımı (gönlümü) öyle bir ferahlıkla doldurasın ki, hiçbir şeyin safiyetini bozamadığı, bulanıklaştıramadığı bir sevinç olsun bu.
Kaynak: Münacât duası