إِلَهِي، أَذِقْنِي حَقِيقَةَ الْفَنَاءِ فِيكَ لِتَشْفَى نَفْسِي مِنْ وَهْمِ الْوُجُودِ الذَّاتِيِّ. وَاجْعَلْ كُلَّ عَلَلِي وَأَسْقَامِي تَذُوبُ فِي بَحْرِ وَحْدَانِيَّتِكَ الْعَظِيمَةِ. بِفَنَائِي عَنْ نَفْسِي، أَرَى شِفَاءَ رُوحِي وَبَقَائِي بِكَ يَا وَاحِدُ يَا أَحَدُ.
İlâhî, eziknî hakîkate'l-fenâi fîke liteşfâ nefsî min vehmi'l-vucûdi'z-zâtiyyi. Vec'al kulle alelî ve eskâmî tezûbu fî bahri vahdâniyyetike'l-azîmeti. Bifnâî an nefsî, erâ şifâe rûhî ve bekâî bike yâ Vâhidü yâ Ehad.
Ey Rabbim, nefsimin benlik vehminden şifa bulması için bana Sende fani olmanın hakikatini tattır. Bütün hastalıklarımın ve dertlerimin Senin yüce vahdaniyetinin denizinde eriyip gitmesini nasip eyle. Benliğimden fani olmakla, ruhumun şifasını ve Seninle bakî kalışımı görüyorum ey Tek ve Eşsiz olan. Bu fena hali, varlığın ilahi olanda erimesiyle gerçek sıhhati bulma arayışıdır. Öz benliğin yok oluşu, ilahi varlıkta mutlak afiyete kapı açar.