تَقْدِرُ وَلَا أَقْدِرُ، تَعْلَمُ وَلَا أَعْلَمُ، وَأَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ. قَابِلَ الدَّعَوَاتِ، مُفَرِّجَ الْكُرُبَاتِ، قَاضِيَ الْحَاجَاتِ، رَبَّ الْمُعْجِزَاتِ، كُلُّ شَيْءٍ لَمْ تَكْتُبْهُ زَائِلٌ، وَكُلُّ مَا كَتَبْتَهُ كَائِنٌ. اخْتَرْ لِي وَلَا تَخَيِّرْنِي، قَدِّرْ لِي وَدَبِّرْ لِي ثُمَّ بَارِكْ لِي. لَا وَجْهَ إِلَّا وَجْهَكَ، وَالْخَيْرُ قَضَاؤُكَ وَقَدَرُكَ، وَالْأَمْرُ أَمْرُكَ وَلَا حَوْلَ لِي وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِكَ. لَا تَحْرِمْنِي خَيْرَ مَا عِنْدِكَ بِشَرِّ مَا عِنْدِي. الْخُطُوَاتُ كَثِيرَةٌ، أَلْهِمْنِي مَوْضِعَ قَدَمِي، كَيْ لَا أَزِلَّ وَلَا أَضِلَّ، وَلَا أُضِلَّ، وَلَا أَتْعَبَ وَلَا أُتْعِبَ، وَلَا أَظْلِمَ وَلَا أُظْلَمَ. أَنْتَ أَنْتَ وَأَنَا أَنَا، لِتَسَعَنِي رَحْمَتُكَ، وَيَشْمَلَنِي هُدَاكَ، فَلَا أَلْدَغَ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ. أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، آمَنْتُ بِكَ وَبِرَسُولِكَ، بَرِّدْ قَلْبِي، أَخْلِفْ عَلَيَّ كُلَّ غَائِبَةٍ بِخَيْرٍ، وَانْصُرْنِي عَلَى مَنْ ظَلَمَنِي.
Takdiru ve lâ akdiru, ta’lemu ve lâ a’lemu, ve ente allâmu’l-ğuyûb. Kâbile’d-da’avât, müferrice’l-kürubât, kâdıye’l-hâcât, rabbe’l-mu’cizât. Küllü şey’in lem tektübhu zâilun, ve küllü mâ ketebtehu kâinun. İhter lî ve lâ tuhayyirnî, kaddir lî ve debbir lî sümme bârik lî. Lâ veche illâ vecheke, ve’l-hayru kadâuke ve kaderuke, ve’l-emru emruke ve lâ havle lî ve lâ kuvvete illâ bike. Lâ tahrimnî hayra mâ indeke bi-şerri mâ indî. El-hutuvâtu kesîratun, elhimnî mevdi’a kademî, key lâ ezille ve lâ edılle, ve lâ udılle, ve lâ et’abe ve lâ ut’ibe, ve lâ azlime ve lâ uzleme. Ente ente ve ene ene, li-tesa’anî rahmetuke, ve yeşmelenî hudâke, fe-lâ eldağa min cuhrin merrateyn. Eşhedu en lâ ilâhe illâ ente, âmentu bike ve bi-rasûlike, berrid kalbî, ahlif aleyye külle ğâibetin bi-hayrin, ve’nsurnî alâ men zalemenî.
Sen her şeye kadirsin, ben ise acizim. Sen her şeyi bilirsin, ben ise bilmem. Ve Sen, bütün gaybları hakkıyla bilensin.
Ey duaları kabul eden, sıkıntıları gideren, ihtiyaçları karşılayan, mucizelerin Rabbi!
Yazmadığın her şey yok olmaya mahkûmdur, yazdığın her şey ise var olucudur.
Benim için Sen seç, beni seçime bırakma. Benim için takdir et ve işlerimi yoluna koy, sonra da bana bereket ihsan et.
Senin vechinden başka hiçbir vech yoktur. Hayır, Senin kaza ve kaderindir. Emir, Senin emrindir. Ve benim için Senin yardımın olmaksızın hiçbir güç ve kuvvet yoktur.
Benim yanımdaki şer yüzünden, Senin katındaki hayırdan beni mahrum etme.
Adımlar pek çoktur; ayağımı nereye basacağımı bana ilham et ki, ne kayıp düşeyim ne sapıtayım, ne de başkalarını saptırayım; ne yorulayım ne de başkalarını yorayım; ne zulmedeyim ne de zulme uğrayayım.
Sen Sensin, ben de benim; rahmetin beni kuşatsın, hidayetin beni kapsasın ki, aynı delikten iki kez sokulmayayım.
Şehadet ederim ki Senden başka ilah yoktur. Sana ve Resûlüne iman ettim. Kalbimi serinlet, her kaybolan şeyin yerine bana hayırla bir karşılık ver ve bana zulmedenlere karşı bana yardım et.
Ey duaları kabul eden, sıkıntıları gideren, ihtiyaçları karşılayan, mucizelerin Rabbi!
Yazmadığın her şey yok olmaya mahkûmdur, yazdığın her şey ise var olucudur.
Benim için Sen seç, beni seçime bırakma. Benim için takdir et ve işlerimi yoluna koy, sonra da bana bereket ihsan et.
Senin vechinden başka hiçbir vech yoktur. Hayır, Senin kaza ve kaderindir. Emir, Senin emrindir. Ve benim için Senin yardımın olmaksızın hiçbir güç ve kuvvet yoktur.
Benim yanımdaki şer yüzünden, Senin katındaki hayırdan beni mahrum etme.
Adımlar pek çoktur; ayağımı nereye basacağımı bana ilham et ki, ne kayıp düşeyim ne sapıtayım, ne de başkalarını saptırayım; ne yorulayım ne de başkalarını yorayım; ne zulmedeyim ne de zulme uğrayayım.
Sen Sensin, ben de benim; rahmetin beni kuşatsın, hidayetin beni kapsasın ki, aynı delikten iki kez sokulmayayım.
Şehadet ederim ki Senden başka ilah yoktur. Sana ve Resûlüne iman ettim. Kalbimi serinlet, her kaybolan şeyin yerine bana hayırla bir karşılık ver ve bana zulmedenlere karşı bana yardım et.
Kaynak: Derleme dua – İslami uygulamada sıkça kullanılan kabul duası