Yâ ze'l-Celâli ve'l-İkrâm, yâ men tetelâşâ'l-uqûlu emâme azametihî, estağfiruke ve etûbu ileyke bi qalbîn mütevâdıin hâşi'ın. Eş'uru bi siqali zunûbî ve qılletî hayâî emâme behâike. Iğfir lî mâ cerâ bihî lisânî ve mâ kesebethu yedâye. Ec'al huşû'ı qalbî dâimen hâdıran inde zikrike, veğfir lî bi fadli celâlike.
Ey Celâl ve İkram Sahibi, ey azameti karşısında akılların eridiği! Sana mütevazı, huşu içinde bir kalple istiğfar ediyor ve tevbe ediyorum. Günahlarımın ağırlığını ve güzelliğin karşısında utancımın azlığını hissediyorum. Dilimin sürçtüklerini ve ellerimin kazandıklarını bağışla. Kalbimin huşûsunu senin zikrin anında daima hazır kıl ve celâlinin fazlıyla beni bağışla. Bu tevbe, kulun acizliğini ve Allah'ın yüceliğini derinden hissederek yaptığı bir yakarıştır.