يَا مَنْ أَرْسَلْتَ نَبِيَّكَ نُورًا وَهُدًى، اجْعَلْ نُورَ مُحَبَّتِهِ يَغْمُرُ قَلْبِي حَتَّى يَصِيرَ غَارِقًا فِي الْخُشُوعِ لِعَظَمَتِكَ. أَنْزِلْ عَلَيَّ مِنْ سَكِينَتِهِ وَهَيْبَتِهِ، وَاجْعَلْ صَلَاتِي عَلَيْهِ مِفْتَاحًا لِفَتْحِ بَصِيرَتِي. أَضِئْ بِهَا ظُلُمَاتِ نَفْسِي وَرُوحِي.
Ya Men erselte Nebiyyeke nûran ve huden, ic'al nûra muhabbetihi yağmuru kalbî hatta yasîra gârıkan fil-huşû'i li-azametike. Enzil aleyye min sekînetihi ve heybetihi, vec'al salâtî aleyhi miftâhan li-fethi basîratî. Edi' bihâ zulümâti nefsî ve rûhî.
Ey Nebiyy'ini nur ve hidayet olarak gönderen! O'nun muhabbetinin nurunu kalbime öyle doldur ki, Senin azametin karşısında huşu içinde gark olsun. Üzerime O'nun sükûnetinden ve heybetinden indir, O'na getirdiğim salavatı da basiretimin açılması için bir anahtar kıl. Bu nur ile nefsimin ve ruhumun karanlıklarını aydınlat. Bu huşu ve muhabbet ile kalbim Senin rızana ulaşsın.