جِئْتُ إِلَيْكَ
بِقَلْبِيَ الَّذِي آتِي بِهِ كُلَّ مَرَّةٍ، مُثْقَلًا مِنَ الدُّنْيَا وَمَا يَجْرِي فِيهَا وَمَا نَالَتْ بِهِ مِنِّي، أَسْأَلُكَ يَا اللَّهُ أَنْ تَعْفُوَ عَنِّي، وَعَنْ أَهْلِي وَأَحِبَّتِي، وَأَنْ تَجْبُرَ خَاطِرِي وَخَاطِرَهُمْ، وَأَلَّا يَنْزِعَ الشَّيْطَانُ مِنِّي حُسْنَ ظَنِّي بِكَ وَتَوَكُّلِي عَلَيْكَ وَاللُّجُوءَ إِلَيْكَ، لِأَنَّهُ سُبْحَانَكَ لَا مَلْجَأَ مِنْكَ إِلَّا إِلَيْكَ.
وَاجْعَلْ قَلْبِي سَلِيمًا مُعَافًى، حَتَّى أَلْحَقَ بِمَنْ قُلْتَ فِيهِمْ:
﴿إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ﴾
قَلْبًا سَلِيمًا يَا رَبِّ، يَعْبُدُكَ حَقَّ عِبَادَتِكَ، وَيَعِيشُ مَا تَبْقَى مِنْ عُمْرِهِ طَاعَةً لِنُورِ وَجْهِكَ الْكَرِيمِ.
بِقَلْبِيَ الَّذِي آتِي بِهِ كُلَّ مَرَّةٍ، مُثْقَلًا مِنَ الدُّنْيَا وَمَا يَجْرِي فِيهَا وَمَا نَالَتْ بِهِ مِنِّي، أَسْأَلُكَ يَا اللَّهُ أَنْ تَعْفُوَ عَنِّي، وَعَنْ أَهْلِي وَأَحِبَّتِي، وَأَنْ تَجْبُرَ خَاطِرِي وَخَاطِرَهُمْ، وَأَلَّا يَنْزِعَ الشَّيْطَانُ مِنِّي حُسْنَ ظَنِّي بِكَ وَتَوَكُّلِي عَلَيْكَ وَاللُّجُوءَ إِلَيْكَ، لِأَنَّهُ سُبْحَانَكَ لَا مَلْجَأَ مِنْكَ إِلَّا إِلَيْكَ.
وَاجْعَلْ قَلْبِي سَلِيمًا مُعَافًى، حَتَّى أَلْحَقَ بِمَنْ قُلْتَ فِيهِمْ:
﴿إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ﴾
قَلْبًا سَلِيمًا يَا رَبِّ، يَعْبُدُكَ حَقَّ عِبَادَتِكَ، وَيَعِيشُ مَا تَبْقَى مِنْ عُمْرِهِ طَاعَةً لِنُورِ وَجْهِكَ الْكَرِيمِ.
Ci’tü ileyke
Bi-kalbiyellezî âtî bihî külle merratin, müskalen mined-dünyâ ve mâ yecrî fîhâ ve mâ nâlet bihî minnî, es’elüke yâ Allâhu en ta’füve annî, ve an ehlî ve ahıbbetî, ve en tecburâ hâtırî ve hâtırâhum, ve ellâ yenziaş-şeytânu minnî husne zannî bike ve tevekkülî aleyke vel-lücûe ileyke, li-ennehû sübhâneke lâ melcee minke illâ ileyke.
Vec’al kalbî selîmen mu’âfen, hattâ elhaka bi-men kulte fîhim:
“İllâ men etallâhe bi-kalbin selîm.”
Kalben selîmen yâ Rabbî, ya’buduke hakka ibâdetike, ve ya’îşü mâ tebkâ min umrihî tâ’aten li-nûri vechikel-kerîm.
Bi-kalbiyellezî âtî bihî külle merratin, müskalen mined-dünyâ ve mâ yecrî fîhâ ve mâ nâlet bihî minnî, es’elüke yâ Allâhu en ta’füve annî, ve an ehlî ve ahıbbetî, ve en tecburâ hâtırî ve hâtırâhum, ve ellâ yenziaş-şeytânu minnî husne zannî bike ve tevekkülî aleyke vel-lücûe ileyke, li-ennehû sübhâneke lâ melcee minke illâ ileyke.
Vec’al kalbî selîmen mu’âfen, hattâ elhaka bi-men kulte fîhim:
“İllâ men etallâhe bi-kalbin selîm.”
Kalben selîmen yâ Rabbî, ya’buduke hakka ibâdetike, ve ya’îşü mâ tebkâ min umrihî tâ’aten li-nûri vechikel-kerîm.
Sana geldim,
Her defasında huzuruna geldiğim, dünyanın ağırlıklarıyla, onda cereyan eden hadiselerle ve benden alıp götürdükleriyle yorgun düşmüş, ağırlaşmış bir kalple. Ey Allah’ım, Senden beni, ailemi ve sevdiklerimi affetmeni, benim ve onların gönüllerini ferahlatmanı, kırıklarını onarmanı dilerim. Şeytanın benden Sana olan hüsn-ü zannımı, Sana tevekkülümü ve ancak Sana sığınışımı söküp almamasını niyaz ederim. Zira Sen Sübhansın, Senden kaçıp sığınılacak bir yer yoktur, ancak yine Sana sığınılır.
Kalbimi her türlü kusurdan arınmış, selim ve afiyette eyle, tâ ki haklarında şöyle buyurduğun kimselere katılayım:
“Ancak Allah’a kalb-i selim ile gelenler.”
Ey Rabbim, Sana hakkıyla kulluk eden, hakiki ibadetle Sana yönelen, ömrünün geri kalanını da Kerîm Vechinin nuruna itaatle geçiren selim bir kalp nasip eyle.
Her defasında huzuruna geldiğim, dünyanın ağırlıklarıyla, onda cereyan eden hadiselerle ve benden alıp götürdükleriyle yorgun düşmüş, ağırlaşmış bir kalple. Ey Allah’ım, Senden beni, ailemi ve sevdiklerimi affetmeni, benim ve onların gönüllerini ferahlatmanı, kırıklarını onarmanı dilerim. Şeytanın benden Sana olan hüsn-ü zannımı, Sana tevekkülümü ve ancak Sana sığınışımı söküp almamasını niyaz ederim. Zira Sen Sübhansın, Senden kaçıp sığınılacak bir yer yoktur, ancak yine Sana sığınılır.
Kalbimi her türlü kusurdan arınmış, selim ve afiyette eyle, tâ ki haklarında şöyle buyurduğun kimselere katılayım:
“Ancak Allah’a kalb-i selim ile gelenler.”
Ey Rabbim, Sana hakkıyla kulluk eden, hakiki ibadetle Sana yönelen, ömrünün geri kalanını da Kerîm Vechinin nuruna itaatle geçiren selim bir kalp nasip eyle.
Kaynak: Şuara Suresi 89. ayet referanslı derleme dua