أَدْعُوكَ بِاسْمِكَ الَّذِي تُحِبُّ وَقَدْ نَفَضْتُ يَدَيَّ مِنَ النَّاسِ وَقَدْ سُدَّتِ الأَبْوَابُ وَجِئْتُ أَرْتَجِي بَابَكَ وَقَدْ ضَاقَتْ عَلَيَّ الأَسْبَابُ، لَا أَمْلِكُ الآنَ غَيْرَ التَّوَجُّهِ إِلَيْكَ وَلَا أَفْتَقِرُ لِغَيْرِ رَحْمَتِكَ، فَاسْتَجِبْ دُعَائِي وَارْحَمْنِي بِرَحْمَتِكَ الَّتِي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ
Ed’ûke bismike’llezî tuhibbu ve kad nefedtu yedeyye minen-nâsi ve kad suddeti’l-ebvâbu ve ci’tu ertacî bâbeke ve kad dâkat aleyye’l-esbâbu, lâ emliku’l-âne gayra’t-teveccuhi ileyke ve lâ eftakiru li-gayri rahmetike, festecib du’âî verhamnî bi-rahmetike’lletî vesi’at kulle şey’in.
Ey Rabbim, Sana, sevdiğin isminle yakarıyorum. İnsanlardan el çekmiş, onlardan ümidimi kesmişken, tüm kapılar yüzüme kapanmışken ve tüm çareler ve sebepler bana dar gelmişken, yalnız Senin kapına sığınmak ve medet ummak için geldim. Şimdi artık Sana yönelmekten başka hiçbir şeye gücüm yetmez ve Senin rahmetinden gayrı hiçbir şeye muhtaç değilim. Öyleyse duamı kabul buyur ve beni, her şeyi kuşatan o engin rahmetinle esirge.
Kaynak: Münacaat ve İslami Dua Geleneği (Şia dua kaynakları)