Allâhümme yâ Vâhidü, yâ Samedü, yâ men lâ tüdrükühü'l-ebsâru ve hüve yüdrükü'l-ebsâra, nes'elüke fenâenâ fî rızkıke min en nerâ ğayrake mu'tıyen. Ec'al kulûbenâ lâ tete'alleku illâ bike fî külli mâ kaddertelenâ, ver-zuknâ kemâle't-tevekküli aleyke fî külli şe'nin min şüûni'd-dünyâ ve'l-âhireh. Tahhirnâ min şirki'l-hafiyyi fî i'timâdinâ ale'l-esbâbi ve'c'alnâ neşhedüke vahdeke fî külli atâin ve men'in.
Ey Vahid olan, ey Samed olan, ey gözlerin idrak edemediği, fakat kendisi gözleri idrak eden Allah'ım! Rızık konusunda senden başkasını veren görmekten fani olmayı istiyoruz. Kalplerimizi bize takdir ettiğin her şeyde ancak sana bağlı kıl ve dünya ve ahiretin her işinde sana tam tevekkül etmeyi nasip eyle. Sebeplere dayanmamızdaki gizli şirkten bizi arındır ve her verişte ve her alıkoyuşta sadece seni müşahede etmemizi sağla. Bu fena haliyle rızık endişesinden azat eyle.