يَا مُعِينَ الضُّعَفَاءِ، ثَبِّتْ أَقْدَامَنَا عَلَى صِرَاطِكَ الْحَقِّ وَلَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا. وَأَلْهِمْنَا إِخْلَاصًا فِي الْقَوْلِ وَالْعَمَلِ، وَتَوَكُّلًا عَلَيْكَ فِي كُلِّ أَمْرٍ. كُنْ لَنَا مُرْشِدًا وَمُعِينًا فِي هَذَا الطَّرِيقِ الْمُسْتَقِيمِ حَتَّى نَلْقَاكَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ.
Yâ Mu'îne'd-du'afâi, sebbit akdâmenâ alâ sırâtike'l-hakki ve lâ tuzığ kulûbenâ ba'de iz hedeytenâ. Ve elhimnâ ihlâsan fi'l-kavli ve'l-ameli, ve tevekkulen aleyke fî külli emrin. Kun lenâ mürşiden ve mu'înen fî hâze't-tarîkı'l-mustakîmi hattâ nelkâke bi kalbin selîm.
Ey zayıfların yardımcısı, ayaklarımızı hak yolunda sabit kıl ve bizi hidayet ettikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize sözde ve amelde ihlası, her işte Sana tevekkülü ilham et. Bu dosdoğru yolda Sana selim bir kalple kavuşana dek bize rehber ve yardımcı ol. Senin yardımın ve ihlasımızla bu yolda sapmadan ilerlemeyi nasip eyle.