إِلَهِي، شُكْرِي لَكَ يَذُوبُ فِي ذَاتِكَ الْعَلِيَّةِ، حَتَّى لَا أَرَى إِلَّا فَضْلَكَ الْعَمِيمَ. أَفْنِنِي فِي مَحْضِ الْعِرْفَانِ بِكَ، لِأَكُونَ شَاكِرًا بِلَا نَفْسٍ وَلَا إِرَادَةٍ. اجْعَلْ شُكْرِي سِرًّا بَيْنَ يَدَيْ عُبُودِيَّتِي، حَيْثُ تَتَلَاشَى الْأَنَا وَيَبْقَى الْحَمْدُ لَكَ وَحْدَكَ.
İlâhî, şükrî leke yeẕûbu fî ẕâtikel-ʿaliyyeti, hattâ lâ erâ illâ faḍlekel-ʿamîm. Efninî fî maḥḍil-ʿirfâni bike, li-ekûne şâkiran bilâ nefsin ve lâ irâdetin. İcʿal şükrî sirran beyne yedey ʿubûdiyyetî, ḥayṡu tetelâşâ el-enâ ve yebḳal-ḥamdu leke vaḥdeke.
Ey Rabbim, Sana olan şükrüm yüce zatında eriyip yok olsun ki, ben sadece senin engin lütfunu göreyim. Beni sırf seni bilmekte yok et ki, nefsim ve iradem olmaksızın şükreden bir kul olayım. Şükrümü, benliğin yok olup hamdin sadece sana kaldığı, kulluğumun ellerindeki bir sır eyle. Bu hal ile şükrün en yüce mertebesine ulaşmayı ve fenafillah makamına ermeyi niyaz ederim.