لَا أَوَدُّ شَيْئًا مِنَ الدُّنْيَا بِقَدْرِ مَا أَرْجُو مِنَ اللَّهِ دَوْمًا أَنْ يُعِينَنِي عَلَى نَفْسِي وَمَشَقَّةِ الطَّرِيقِ. يَا رَبِّ نَجِّنِي مِنْ تَقَلُّبَاتِ الدُّنْيَا وَلَا تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ. وَاجْعَلْ حَوْلِي وَقُوَّتِي بِك وَلَا بِي، وَاغْفِرْ لِي ذُنُوبِي وَتَجَاوَزْ عَنْ سَيِّئَاتِي.
Lâ eveddü şey’en mined-dünyâ bikadri mâ ercû minallâhi devmen en yu’înenî alâ nefsî ve meşakkati’t-tarîk. Yâ Rabbî neccinî min tekallübâti’d-dünyâ ve lâ tekilnî ilâ nefsî tarfete aynin. Vec’al havlî ve kuvvetî bike ve lâ bî, vagfir lî zünûbî ve tecâvez an seyyiâtî.
Dünyadan hiçbir şeye gönül bağlamam, hiçbir şeyi arzu etmem; ancak Rabbimden dâimâ, nefsime karşı ve bu yolun çetin meşakkatlerinde bana yardım etmesini niyaz ederim. Yâ Rabbî, beni dünyanın türlü hallerinden, gelgitlerinden kurtar ve bir göz açıp kapayıncaya kadar dahi nefsime bırakma. Bütün havlimi ve kuvvetimi ancak Seninle var kıl, benimle değil. Günahlarımı mağfiret eyle ve bütün kusurlarımdan, seyyiâtımdan geç.
Kaynak: İslami münacaat geleneği – tevekkül ve teslimiyet duaları