يَا وَاحِدُ يَا أَحَدُ، أَسْتَوْدِعُكَ رُوحِي وَجَسَدِي فِي سَبِيلِ وَحْدَتِكَ الْكُبْرَى. عَلِّمْنِي كَيْفَ أَرَى جَمَالَكَ فِي كُلِّ مَخْلُوقٍ، وَأَشْهَدَ وَحْدَتَكَ فِي تَنَوُّعِ الْكَائِنَاتِ. اجْعَلْ تَوْكُّلِي عَلَيْكَ حَقًّا، وَيَقِينِي بِوَحْدَتِكَ ثَابِتًا لَا يَتَزَعْزَعُ.
Yā Wāḥidu Yā Aḥadu, estevdi'uke rūḥī ve cesedī fī sebīli waḥdetikāl-kubrā. Allimnī keyfe erā cemāleke fī kulli makhlūqin, ve eşhede waḥdeteke fī tenavvu'il-kā'ināt. İc'al tevekkulī aleyke ḥaqqan, ve yaqīnī bi-waḥdetike thābitan lā yeteza'zau.
Ey Bir ve Tek olan Allah'ım, ruhumu ve bedenimi yüce birliğinin yolunda sana emanet ederim. Bana her yaratılmışta cemâlini nasıl göreceğimi, varlıkların çeşitliliğinde vahdetini nasıl müşahede edeceğimi öğret. Tevekkülümü sana hakiki kıl, birliğine olan yakînimi sarsılmaz bir şekilde sabit eyle. Kalbimde vahdet şuurunu daim eyle.