يَا رَبِّ، إِنْ مَالَتْ رُوحِي يَوْمًا إِلَى مَا لَا يُرْضِيكَ فَرُدَّنِي إِلَيْكَ رَدًّا جَمِيلًا، وَإِنْ ضَاقَتْ بِيَ الدُّنْيَا بِمَا رَحُبَت فَافْتَحْ لِي مِنْ أَبْوَابِ رَحْمَتِكَ مَا يَطْمَئِنُّ لَهُ قَلْبِي، وَخَفِّفْ عَنِّي ثِقَلَ التَّفْكِيرِ، وَعَلِّمْنِي أَنْ أُسَلِّمَ أَمْرِي لَكَ بِيَقِينٍ لَا يَتَزَعْزَعُ، وَأَحْيِ فِي دَاخِلِي الرِّضَا مَهْمَا تَبَدَّلَتِ الأَحْوَالُ، وَازْرَعْ فِي صَدْرِي صَبْرًا يُهَوِّنُ كُلَّ عَسِيرٍ، وَاسْقِنِي مِنْ لُطْفِكَ حِينَ أَضْعُفُ، وَمِنْ رَحْمَتِكَ حِينَ أَخَافُ، وَمِنْ كَرَمِكَ حِينَ أَحْتَاجُ، وَاغْفِرْ لِي زَلَّاتِي، وَتَجَاوَزْ عَنْ تَقْصِيرِي، وَلَا تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ.
Yâ Rabbî, in mâlet rûhî yevmen ilâ mâ lâ yurdîke fe ruddanî ileyke redden cemîlen, ve in dâkat biye’d-dunyâ bimâ rahubat feftah lî min ebvâbi rahmetike mâ yatmeinnu lehu kalbî, ve haffif annî sikale’t-tefkîri, ve allimnî en usellime emrî leke bi yakînin lâ yeteza’zau, ve ahyi fî dâhilî’r-rıdâ mehmâ tebeddeleti’l-ahvâlu, vezra’ fî sadrî sabran yuhevvinu kulle asîrin, veskinî min lutfike hîne ad’ufu, ve min rahmetike hîne ehâfu, ve min keramike hîne ehtâcu, vağfir lî zellâtî, ve tecâvez an taksîrî, ve lâ tekilnî ilâ nefsî tarfete aynin.
Yâ Rab, eğer bir gün ruhum rızana uygun olmayan bir yola saparsa, beni Sana öyle bir güzellikle döndür ki;
Dünya tüm genişliğine rağmen bana dar gelirse, rahmetinin kapılarından kalbimin huzur bulacağı, itminana ereceği bir genişlik bahşet.
Üzerimdeki düşünce yükünü hafiflet ve işimi Sana, sarsılmaz bir yakîn ile teslim etmeyi bana öğret.
Haller ne denli değişirse değişsin, içimde rızayı dirilt ve göğsüme her türlü güçlüğü kolaylaştıracak bir sabır ek.
Zayıf düştüğümde lütfunla beni sar, korktuğumda rahmetinle beni kuşat, ihtiyaç duyduğumda kereminle beni doyur.
Hatalarımı bağışla, kusurlarımı affet ve beni bir göz açıp kapayıncaya kadar dahi nefsime bırakma.
Dünya tüm genişliğine rağmen bana dar gelirse, rahmetinin kapılarından kalbimin huzur bulacağı, itminana ereceği bir genişlik bahşet.
Üzerimdeki düşünce yükünü hafiflet ve işimi Sana, sarsılmaz bir yakîn ile teslim etmeyi bana öğret.
Haller ne denli değişirse değişsin, içimde rızayı dirilt ve göğsüme her türlü güçlüğü kolaylaştıracak bir sabır ek.
Zayıf düştüğümde lütfunla beni sar, korktuğumda rahmetinle beni kuşat, ihtiyaç duyduğumda kereminle beni doyur.
Hatalarımı bağışla, kusurlarımı affet ve beni bir göz açıp kapayıncaya kadar dahi nefsime bırakma.
Kaynak: Münacât (Kişisel Yakarış Duası) – İslami Tasavvuf Geleneği