← Dualar

Zikirde Fena ve Bakî ile Vuslat

اللَّهُمَّ اجْعَلْ زِكْرِي لَكَ فَنَاءً عَنْ وُجُودِي وَبَقَاءً بِوُجُودِكَ. وَأَذِقْنِي حَلَاوَةَ الْوُصُولِ إِلَيْكَ، حَتَّى لَا أَرَى فِي الْكَوْنِ إِلَّا نُورَ وَجْهِكَ. وَاجْعَلْنِي مِنْ أَهْلِ الْقُرْبِ وَالْمُشَاهَدَةِ، الَّذِينَ يَذْكُرُونَكَ بِاللِّسَانِ وَالْقَلْبِ وَالسِّرِّ.

Allahümme ec'al zikrî leke fenâen an vücûdî ve bekâen bi-vücûdike. Ve eziknî halâvetel-vusûli ileyke, hatta lâ erâ fîl-kevni illâ nûra vechike. Vec'alnî min ehli'l-kurbi vel-müşâhedeti, ellezîne yezkürûneke bil-lisâni vel-kalbi ves-sirri.

Allah'ım, Seni zikrimi, kendi varlığımdan fena bulmam ve Senin varlığınla bâki olmam kıl. Sana ulaşmanın tatlılığını bana tattır ki, kâinatta ancak Vechinin nurunu göreyim. Beni, Seni dille, kalple ve sırla zikreden yakınlık ve müşahede ehli kullarından eyle. Bu dua, zikri bir fena ve beka aracı olarak ele alır, nihai amacın ilahi vuslat ve tecelli olduğunu vurgular. Gerçek zikrin tüm benliği kapsadığını ifade eder. Vuslat, ruhun sonsuz özlemidir.