← Kıssalar

Hz. Zekeriyya’nın Duası ve Yahya’nın Doğumu

### Hz. Zekeriyyâ Aleyhisselâm’ın Niyazı ve Yahyâ Aleyhisselâm’ın Doğuşu

Hz. Zekeriyyâ Aleyhisselâm, ömrünün son demlerine varmış, ihtiyarlığın derin izlerini taşıyan mübarek bir zat idi. Saçları ve sakalları ak pak olmuş, kemikleri incelmiş, beli bükülmüştü. Eşi de evlat hasretiyle yanıp tutuşan, kısır bir hanımdı. Lakin o, bütün bu zorluklara rağmen, Rabbine yönelttiği dualardan asla ümidini kesmemiş, her daim O’na sığınmaktan geri durmamıştı.

Bir gün, gönlünün en derininden kopan bir yakarışla, gizlice Rabbine seslendi: “Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, saçım sakalım ağardı. Sana dua etmekle hiçbir zaman mahrum kalmadım. Şüphesiz ben, benden sonra gelebilecek akrabalarımın (dinî mirası hakkıyla taşıyamayacaklarından) endişe duymaktayım. Eşim de kısırdır. Ne olur, kendi katından bana bir veli (bir oğul, bir vâris) ihsan eyle.” (Meryem 19:4-5)

Cenab-ı Hak, onun bu içten niyazına icabet buyurdu ve melekleri aracılığıyla o kutlu müjdeyi ulaştırdı: “Ey Zekeriyyâ! Şüphesiz biz sana, daha önce hiç kimseye bu ismi vermediğimiz Yahyâ’yı müjdeliyoruz.” (Meryem 19:7)

### Bu Kutlu Kıssa, Bizlere Nice Hikmetler Fısıldamaktadır:

1. **Dua kapısı asla kapanmaz.** Hz. Zekeriyyâ Aleyhisselâm, ileri yaşına ve tüm beşerî imkânsızlıklara rağmen Rabbine olan ümidini bir an olsun yitirmemiş, O’na yönelmekten vazgeçmemiştir.
2. **Beşer aklınca imkânsız addedilen nice dilekler, Allah’ın sonsuz kudreti karşısında pek kolaydır.** Zira O’nun için hiçbir şey zor değildir.
3. **Cenab-ı Hak, kulunu bekleyiş anlarında asla yalnız bırakmaz;** aksine, onu lütfuna hazırlayarak, ruhunu olgunlaştırır ve en hayırlı vakitte muradına erdirir.
4. **Dua, sadece bir neticeye ulaşmak için değil, aynı zamanda kulun Rabbiyle kurduğu derin bir bağ, bir vuslat ve teslimiyet halidir.** O, kalplerin huzur bulduğu, ruhların arındığı bir miraçtır.