Aşk, seni senden alıp O’na verendir. Gerçek âşık, kendi varlığını unutup sadece sevgilisinin varlığıyla var olandır.
— Bayezid-i Bistami, Kelimât
Bu söz, tasavvuftaki aşkın dönüştürücü gücünü vurgular. İlahi aşk, kulun benliğini eriterek onu mutlak Varlık’a yöneltir. Âşık, kendi iradesini, arzu ve isteklerini terk ederek kendini tamamen maşukuna teslim eder. Bu teslimiyet, bir yok oluş değil, ilahi varlıkta bir buluşmadır. Aşk, en büyük perdedir ki, kulun tüm benlik iddialarını ortadan kaldırır ve onu Hak ile birleştirir, yani fena halini yaşatır.