Fena, nefsin vasıflarının yok olması; beka ise Hakk’ın vasıflarıyla var olmaktır.
— Cüneyd-i Bağdadi, Resâil
Bu söz, tasavvufi yolculuğun en temel merhalelerinden ikisini açıklar. Fena, kulun kendi benliğinden, nefsani arzu ve sıfatlarından tamamen arınması, kişisel iradesini ilahi iradeye teslim etmesidir. Beka ise, bu arınmanın ardından kulun kendi varlığının ve iradesinin yerine Hakk’ın vasıfları ile kaim olması, O’nunla var olmasıdır. Bu, kulun yokluğa düşmesi değil, ilahi varlıkta yeniden ve daha kâmil bir şekilde var olmasıdır.