Hz. Ali’den Allah’a Yalvarmada Hikmet

Başlık: Hz. Ali’den Allah’a Yalvarmada Hikmet

Nebiyy-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’in beyanındaki kemal ve haber verdiği yahut emrettiği hususları tahkik edişindeki derinlikten biri de, talep edilen manevi bir hususu, hissedilir, somut bir örnekle temsil etmesidir. Bu, O’nun (s.a.v.) mübarek sözlerinde sıkça görülen bir irşad metodudur.

Nitekim, Hz. Ali bin Ebî Tâlib’den (radıyallahu anh) rivayet edilen bir hadiste şöyle buyurmuştur: “(Allah’tan hidayet ve sedad iste.)” Efendimiz (s.a.v.) bu talebi açıklarken, hidayeti, yolda yolunu şaşırmış bir yolcunun rehberlik arayışı gibi; sedadı ise, kahraman ve dirayetli bir kişinin sağlam duruşu gibi hatırla buyurmuştur. Bu, öğretimin ve nasihatin en beliğ (güzel ve etkili) şekillerindendir.

Zira Efendimiz (s.a.v.), kişiye, Allah’tan rızasına ve cennetine giden yola hidayet dilediğinde, kendisini bir yolcu gibi hayal etmesini emretmiştir. O yolcu ki, yolunu kaybetmiş, nereye gideceğini bilemez bir haldedir. Ve kendisine, yolu bilen, ona vakıf, ehil bir rehberin yol göstermesini talep etmektedir. İşte âhiret yolunun durumu da, bu somut yolcu misaliyle temsil edildiğinde böyledir. Yolcunun, o yolda kendisine rehberlik edecek birine duyduğu ihtiyaç ne kadar elzem ise, kulun da Cenâb-ı Hakk’a, kendisini O’na ulaştıran doğru yola iletmesi için olan ihtiyacı işte o kadar derindir ve zaruridir.