İmam’ın Ameli ve Niyeti Hakkında İslami Ögretme

Tüm Hikmetler
Yüce Allah (azze ve celle) buyurmuştur ki: “Kim bir iyilikle gelirse, ona ondan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülükle gelirse, işlediklerinin karşılığı olarak yüzüstü ateşe atılır.” Bu ayetteki “iyilik”ten maksat, Ali’nin velayetidir; “kötülük” ise ona karşı beslenen düşmanlık ve buğzdur.

İmam Tûsî’nin Emâlî adlı eserinde, Ammâr es-Sâbâî’den nakledildiğine göre şöyle demiştir: Ebû Abdillâh’a (aleyhisselâm) dedim ki: “Ümeyye b. Yûsuf b. Sâbit senin huzurunda şöyle bir hadis nakletti: ‘İmanla birlikte hiçbir amel zarar vermez; küfürle birlikte de hiçbir amel fayda sağlamaz.’”

Bunun üzerine İmam (aleyhisselâm) şöyle buyurdu: “Ümeyye bana bunun tefsirini sormadı. Benim bununla kastettiğim şudur: Kim Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve âlih) Ehlibeyti’nden olan İmam’ı velayetiyle tanır, sonra da hayırlı bir amel işlerse, o amel ondan kabul edilir ve kat kat fazlasıyla karşılık bulur. O kişi, bu marifetle birlikte hayırlı amellerinden faydalanır. Benim bununla kastettiğim işte budur. Aynı şekilde Allah Teâlâ, kulun, O’ndan neş’et etmeyen, yani ilahi rehberlikten uzak caiz amellerini de kabul etmez.”

Ubeydullah b. Ebî Ya’kûb bunun üzerine İmam’a şöyle sordu: “Yüce Allah buyurmadı mı ki: ‘Kim bir iyilikle gelirse, ona ondan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülükle gelirse…’ Velayeti olan bir kimseden sâlih amel nasıl fayda sağlamaz?”

Ebû Abdillâh (aleyhisselâm) ona cevaben buyurdu ki: “Allah Teâlâ’nın bu ayette kastettiği ‘iyilik’in ne olduğunu biliyor musun? O, İmam’ı tanımak ve ona itaat etmektir.”

Yüce Allah buyurmuştur ki: “Kim (kötülükle gelip) işlediklerinin karşılığı olarak ateşe atılırsa, siz ancak yaptıklarınızla cezalandırılırsınız.” Buradaki “kötülük”ten maksat ise, Allah Teâlâ’dan olan İmam’ı inkâr etmektir. Sonra Ebû Abdillâh (aleyhisselâm) sözlerini şöyle tamamladı: “Kıyamet Günü’nde bizim velayetimizi inkâr ederek, hakkımızı reddederek gelen kimseyi, Allah Teâlâ o gün cehenneme yüzüstü atacaktır.”