Kuşlar, Simurg’u aramak için yola çıktıklarında, aslında kendilerinde gizli olan ilahi varlığı aramaktaydılar. Dışarıda aradıkları, içlerinde bulacakları bir sır perdesiydi.
— Faridüddin Attar, Mantıku’t-Tayr
Bu söz, tasavvuf yolculuğunun özünü, yani dışsal arayışın içsel keşfe dönüştüğünü vurgular. Simurg, mutlak hakikatin ve Tanrı’nın sembolüdür. Kuşların uzun ve çetin yolculuğu, müridin nefsi terbiye ederek, benliğini aşarak ve ilahi sıfatlarla donanarak kendi içindeki ilahi özü, yani ‘benlik’ perdesinin ardındaki hakikati idrak etme sürecidir. Gerçek arayış, benliğin ötesine geçip ilahi nurun kendi varlığında parladığını görmektir.