Asıl olan, insanın nimetlerin köklerine, esasına yönelmesidir. Beden sağlığı, rızkı temin edip hazmetme gücü, zararı defetme kolaylığı, bedenin rahatlığı ve düzgün duruşu, uyanıkken ağrı ve acıdan uzak olmak, emniyet içinde yaşamak, sonra da rızkın yeterli miktarda olması ve tüm bunların en yücesi olan itikadın sağlamlığı gibi temel nimetler ne yazık ki unutulmuş, şükürleri ihmal edilmiştir. İnsanlar bu nimetlere şükretmeyi bırakmış, hatta onları bir yük gibi algılar olmuşlardır. Gözleri daima fazlalıkları arar; yani asıl nimetleri gözden kaçırıp, onların üzerindeki artışlara odaklanırlar.
Allah’a yemin olsun ki, uykunun kıymetini ancak gece ağrılarla kıvranan bilir; afiyetin değerini de ancak acı çeken idrak eder. Öyleyse, bedeni sağlam, ağrıdan azade, yaratılışı kusursuz ve günlük rızkı elinde olan bir kimsenin şükürden nasıl gafil kalabildiğine doğrusu hayret etmeli!