Olağan hallerimdeki aşırılıkları dahi hoş görür; gönlümün derinliklerini anlar, aklımı sever, sükûtumdaki manaları işitir ve zihnimin dalgınlıklarına tebessüm eder.
Bilir ki ben doğal ve içten davranan, fikri olgun, bazen gevezeleşen ve kavrayışı ağır biriyim. Tüm bunlara rağmen, beni bütünlenmemiş, parçalı bir varlık olarak görür.
Her geçen gün bana daha bir sıkı bağlanır, cennete olan bağımı pekiştirir ve zirveye doğru azmimi güçlendirir. Allah’a giden yolun meşakkatini bana hafifletir ve asla beni yoldan çıkarmaz. O bana bir vatan olur; kendisine doğduğum ve kendisine döndüğüm bir vatan. Gecenin en koyu demlerinde beni gözetir, gönlümün zayıflığına ortak olur ve bana fısıldar: “Şüphesiz ki dostlar, dostlar için vatandır. Ben seninleyim, sakın ümitsizliğe kapılma.”