← Dualar

Yakîn İle Gelen Kanaat

يَا وَهَّابُ، يَا رَزَّاقُ، هَبْ لِي يَقِينًا يُثَبِّتُ قَلْبِي عَلَى قَنَاعَةِ مَا قَسَمْتَ. اجْعَلْ رِزْقِي كَافِيًا لِي، وَبَارِكْ لِي فِيهِ، وَاجْعَلْنِي مِنَ الشَّاكِرِينَ لِفَضْلِكَ الَّذِي لَا يَنْقَطِعُ. وَارْفَعْ حِجَابَ الشَّكِّ عَنْ بَصِيرَتِي، حَتَّى أَرَى كُلَّ عَطَائِكَ بِمَنْظَارِ الْيَقِينِ التَّامِّ، فَتَطْمَئِنَّ نَفْسِي.

Yâ Vehhâbu, yâ Rezzâku, heb lî yakînen yusebbitu kalbî alâ kanâ'ati mâ kasemte. Ec'al rızkî kâfiyen lî, ve bârik lî fîhi, ve ec'alnî mineş-şâkirîne li fadlikellezî lâ yenkatı'u. Verfa' hicâbeş-şekki an basîratî, hattâ erâ kulle atâike bi menzâril yakînit-tâmmi, fe tatma'inne nefsî.

Ey Vehhab, Ey Rezzak! Bana, taksim ettiğin her şeye kanaat etme konusunda kalbimi sağlamlaştıran bir yakîn bağışla. Rızkımı bana yeterli kıl, onda bana bereket ver ve beni kesintisiz lütfuna şükredenlerden eyle. Basiretimden şüphe perdesini kaldır ki, tüm ihsanlarını tam bir yakîn nazarıyla göreyim ve nefsim mutmain olsun. Bu, ilahi takdire kesin inancın getirdiği derin bir iç huzurudur; şüphelerden arınmış bir kalp halidir.