اللَّهُمَّ اجْعَلْ رِزْقَنَا لَا يَشْغَلُنَا عَنْكَ، وَاجْعَلْ فَنَاءَنَا فِيكَ بَقَاءً لَنَا. وَوَفِّقْنَا لِفَهْمِ أَنَّ الْغِنَى الْحَقِيقِيَّ فِي التَّجَرُّدِ مِنْ كُلِّ مَا سِوَاكَ. يَا مُغْنِيَ الْفُقَرَاءِ، وَيَا مُعْطِيَ الْأَغْنِيَاءِ، ارْزُقْنَا فَنَاءَ الْأَنَانِيَّةِ وَالْوَصْلَ بِكَ.
Allâhumme'c'al rizqanâ lâ yeşğalunâ anke, ve'c'al fenâenâ fîke beqâen lenâ. Ve veffiqnâ li fehmi ennel ğınel haqîqiyye fi't-tececcurudi min kulli mâ sivâk. Yâ Muğniye'l-fuqarâi, ve yâ Mu'tiye'l-ağniyâi, urzuqnâ fenâe'l-enâniyyeti ve'l-vasle bike.
Allah'ım, rızkımızı Sen'den bizi alıkoymayacak bir vasıta kıl ve Senin içinde yok oluşumuzu (fena) bize bir beka eyle. Gerçek zenginliğin, Senin dışındaki her şeyden arınmakta olduğunu anlamaya bizi muvaffak kıl. Ey fakirleri zengin eden, ey zenginlere veren! Bize benliğimizin yok oluşunu ve Sana vuslatı rızıklandır. Kalplerimizi dünya meşguliyetinden arındırarak, sadece Senin rızana talip eyle ve hakiki bolluğa erişelim.