إِلَهِي، يَا مَنْ لَمْ أَزَلْ أَتَقَلَّبُ فِي نِعَمِكَ وَأَتَجَلَّى فِي مَحَبَّتِكَ، أَسْتَغْفِرُكَ مِنْ كُلِّ ذَنْبٍ نَقَصَ مِنْ مَحَبَّتِي لَكَ أَوْ أَنْقَصَ مِنْ قَدْرِكَ فِي قَلْبِي. اجْعَلْ وُجُودِي كُلَّهُ مُسْتَغْرِقًا فِي عِشْقِكَ، وَاجْعَلْ تَوْبَتِي تَجْدِيدًا لِعَهْدِ الْوَصْلِ بِكَ. اغْفِرْ لِي بِفَضْلِ حُبِّكَ الَّذِي مَلَأَ الْأَكْوَانَ.
İlâhî, yâ men lem ezal etekallebu fî ni'amike ve etecellâ fî muhabbetike, estağfiruke min külli zenbin neqasa min muhabbetî leke ev enqasa min qadrike fî qalbî. Ec'al vücûdî küllehu müstağriqan fî ışqike, vec'al tevbetî tecdîden li ahdil vasli bike. Iğfir lî bi fadli hubbike-llezî melee'l-ekvâne.
İlâhî, ey daima nimetlerinde yüzdüğüm ve muhabbetinde tecelli ettiğim! Senden sana olan sevgimi eksilten veya kalbimdeki değerini azaltan her günah için mağfiret dilerim. Bütün varlığımı aşkına gark eyle ve tevbemi seninle vuslat ahdini yenileme kıl. Bütün kâinatı dolduran sevginin fazlıyla beni bağışla. Bu istiğfar, günahın muhabbetullah perdesi olduğunu idrak ederek, kalbi yeniden ilahi aşka açma arzusudur.