Şeyh İbn Baz Hazretleri’nin (rahmetullahi aleyh) Taif’teki mutat meclislerinden birinde, sol tarafında oturmaktaydım. Kendilerine bazı evrakları arz ediyor, âdetleri olduğu üzere telefon ahizesini de ben tutuyordum.
O gün telefon çaldı. Şeyh Hazretleri ahizeyi alıp bana uzattılar. Ben de görüşmeyi nihayete erdirinceye dek konuşmaya devam ettim. Sonra Şeyhime dönerek arz ettim: “Şeyh Hazretleri, görüşmem tamamlandı, ahizeyi yerine koydum.”
Şeyh Hazretleri bana döndüler ve hikmet dolu bir eda ile sordular: “Peki, ailen mi aradı? Konuşmanı bitirdin mi?” “Evet,” diye cevap verdim.
Bunun üzerine mübarek lisanlarından şu hikmetli sözler döküldü: “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh… **Hayrüküm hayrüküm li-ehlihi** — Sizin en hayırlınız, ailesine en hayırlı olandır.”
Bu kısa ama derin hatırlatma ile Şeyh Hazretleri, bizlere büyük bir edep kaidesini ihya ettiler: Aile efradıyla konuşurken aceleci ve kuru bir tavır sergilemek, şüphesiz bir noksanlıktır. Zira Fahr-i Kâinat Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurmuşlardır ki: “Sizin en hayırlınız, ailesine en hayırlı olanınızdır.”
*Kaynak: “Cevânib min Hayâti’l-İmam İbn Baz” — Muhammed el-Musa*